Spor

Kobe Bryant Kariyerinin EN iyi 10 anı

Kobe Bryant kariyerinin EN iyi 10 anı anlattı:

1. Los Angeles Lakers – Toronto Raptors 2005 – 06 Normal Sezon Maçı / 81 Sayı

Kobe Bryant kariyerinin EN iyi 10 anısını şöyle anlatıyor: “Devrede kendime ‘Onları takip edeceğim. Durmayacağım’ dedim. Öyle de oldu. Özel bir akşam yaşadığımın Lamar her molalarda yanıma gelip ‘Özel bir akşam geçiriyorsun’ dediğinde farkına vardım. Bana gelip ’50 atamazsın’ dedi. Bir sonrakinde ’60 atamazsın’ dedi. Sonunda yanıma gelip ‘Tamam git 80 at o zaman!’ dedi. O ana kadar bu benim için mümkün olan bir şeydi. O yaz çok çalışmıştım ama gerçekten çok. Bütün gün çok hızlı bir şekilde koşuyordum. Çok fazla şut çalışması yapıyordum ve şutlarım iyice gelişmişti. Eğer ayağım gazdan kaldırmazsam 80 sayılık maçlar oynayabilirdim.

Beni örnek alan oyuncular için en önemli şey: Hiçbir zaman hayallerinizi sınırlandırmayın. İnsanlar sizin deli olduğunuzu düşünebilir ama biz sporcular olarak bunu mümkün görmeyen insanların yanılmasını sağlayabiliriz. Tam olarak ne yaptığımı maçtan sonra Brian Shaw bana gelip ‘Adamım sen gerçekten delisin. Zamanıda bana bunu yapacağını söylemiştin ama ben senin deli olduğunu düşünmüştüm. Artık deli olduğunu söylemeyeceğim’ dediğinde anladım.”

2. Indiana Pacers – Los Angeles Lakers 2001 NBA Finalleri 4. Maç / İlk Meydan Okuması

“Oynamayı çok istiyordum. Phil bana doğru gelip ‘Bence bu maçta oynamamalısın. Belki de bir maç kaybetmek daha iyidir’ dedi. Ona doğru şöyle bir baktım ve içimden ‘Galiba bu adam deli’ dedim.

Ertesi gün antrenmanda Garry Vitti ile çalışıyorken, ayak bileğimden gelen çok yüksek bir ses duyduk. Gerçekten çok gürültülüydü. Bana baktı ve ‘Bu iyi de olabilir kötü de. Bu ses sayesinde  hareket edebilirsin, oynayabilirsin ya da ben ayak bileğini kırdım ve sen sezonu kapattın’ dedi. Ayağa kalktım ve kendimi iyi hissettim. Hafif koştum ve daha iyi oldum. Şişlik hala duruyordu ve çok büyüktü ama eskisi kadar acı hissetmiyordum. Bu şişliğe alışmam biraz zaman aldı ama alıştıktan sonra da her şey normale döndü.”

3. Los Angeles Lakers vs Toronto Raptors 2012 -13 Normal Sezon Maçı / Son Çabalar
Los Angeles Lakers vs Golden State Warriors 2012 – 13 Normal Sezon Maçı / Aşil Tendo Kopması

2013’te All-Star arasına girerken playoff potasının beş maç gerisindeydik. Bu yüzden çok fazla motivasyonum vardı. Ama 34 yaşındaydım ve genç ayaklara sahip değildim. Bizi playofflara sokabilmek için çok zorladım çünkü her maç önemliydi. Her maçı kazanabilmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Toronto’yla oynadığımız maçı resmen kaybetmiştik. 

Golden State o maçta beni hep sola yönlendirmeye çalışıyordu. Ben de sürekli yaptığım fakelerden birini yaptım ve sola doğru hareketlendim. Ama bir anda koptu… Yere düştüğüm anda, aşil tendonumda bir sorun olduğunu ve koptuğunu anladım. Ovalayarak tekrar yerine bağlamaya çalışmak gibi mucizevi bir şey umuyordum. O anda her şeyi denemek geliyor içinizden. Ama başıma ne geldiğini biliyordum. Ayağa kalktım ve yürümeye çalıştım, birkaç dakika daha sahada kalmak için çabaladım. Benim için o an siyah beyazdı. Maçın son birkaç dakikasında bunun üstesinden gelip biraz daha oynayabilecek miydim? Bu imkansızdı. Bu yüzden sahaya çıkıp tüm ağırlığımı diğer ayağıma verip iki serbest atışı da sokmalıydım. Çünkü onların serbest atışı kimin atacağını seçmesini istemiyordum. Benim görevim bunu yapmaktı ve ben de bunu yaptım. Serbest atışları attığımda geriye doğru birkaç adım attım ve ağrının arttığını hissediyordum. Bu nedenle devam etmem sağlıklı değildi.”

4. Los Angeles Lakers – Utah Jazz 2015 – 16 Normal Sezon Son Maçı / Veda ve Son Resital

“Son maçımın olduğu gün havadaki heyecanı hissedebiliyordum. Salona girdiğimde sanki NBA Finalleri’nde gibiydim. Salondaki kamera ve basın görevlileri sayısı hiç görmediğim kadar çoktu. 20 sezonun ardından küçüklükten beri tuttuğum takımım Lakers’taki son maçımda tüm zamanlardaki en çok sevdiğim oyuncu olan Magic Johnson tarafından seyirciye anons edilmek benim için gerçek üstü bir olaydı.

Seyirciye anons edilirken kendi kendime ‘Tamam, artık sahaya çıkacaksın ve oynayacaksın. Bu akşam bocalamak yok’ dedim. İlk attığım şutu ya da o attığım şey her neyse kaçırdığımda hayal kırıklığını hissedebiliyordum. Kendi kendime ‘Vay be bu çok komik. Herkes izliyor ve ben 0/40 atacağım’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. 

Maç içerisinde peş peşe şutlar soktuğumda Shaq bana 50 sayı atamazsın dedi. O an güldüm. Maçın sonlarına doğru bacaklarım çok yorgundu.  Uzun yıllarda edindiğim tecrübeler ile sadece kollarımla nasıl şut atmam gerektiğini biliyordum.

Son topta serbest atış çizgisine gittiğimde ise oldukça endişeliydim. 58 sayım vardı ve 59’da duramazdınız. O noktada kendime ‘Tamam, sadece şu iki serbest atışı sok. Kariyerim boyunca kaç serbest atış soktuğumu hatırlamıyorum bile. İki tane daha sokmam lazım’ dedim.

Birçok eski takım arkadaşımın geleceğini biliyordum. Maçın sonunda hepsinin sahada olmalarını beklemiyordum ama çok güzel bir andı. Bazı arkadaşlarımı çok uzun zamandır görmemiştim. Hepsiyle özel bir bağımız var. Her şeyin böyle bittiğine inanmak imkansız.

5. Los Angeles Lakers – Boston Celtics  2010 NBA Finalleri / İntikam

Kobe Bryant kariyerinin EN iyi 10 anından birini de böyle anlatmış: “O takımın aklında tek bir hedef vardı. Celtics’in bize yaptığından dolayı çok sinirliydik ve Orlando o ara karşımıza çıktı. Ağır bir hasar verdik. Seri öncesinde ne yapacaklarını, nasıl savunacaklarını çok iyi biliyorduk. Dwight’ın biraz geriden savunacağının farkındaydık ve böylece ben de ikili oyunlardan sonra istediğim zaman boş şut bulacaktım. Sonrası ise bunu sadece doğru bir şekilde oynamak ve şutu sokmaktan ibaretti. Ben de bunu yaptım.

Bir önceki yıl şampiyon olduğumuzda Garnett sakattı ve yoktu. Ben de bu şampiyonluğu kazanmamızın tek sebebinin Garnett’in yokluğu olduğunu duymak istemiyordum. Bu yüzden herkes sahadayken onlarla karşılaşmak ve indirmek istiyordum. Kazanmak zorundaydık. Nasıl olacağı umurumda değildi. Sadece kazanmalıydık.

7.maçta iyi şut atmıyordum ve oyunun diğer alanlarına bakmam gerekiyordu. Etkili olabileceğim başka alanlar bulmalıydım. Celtics çok iyi bir savunma takımıydı ve genelde ribauntlarda iyilerdi. Ben de bu noktaya odaklandım. Onları yenmek ilk şampiyonluğumuzu da tescillemiş gibi oldu. O rahatlamayı unutamayacağım.”

6. New York Knicks – Los Angeles Lakers 2008 – 09 Normal Sezon Maçı / Madison Square Garden Rekoru

“Yanlış hatırlamıyorsam bir önceki maçımız olan Memphis maçında Andrew Bynum sakatlanmıştı ve uzun süre oynayamayacaktı. Geçtiğimiz sezon Celtics’e karşı finallerde kaybettikten sonra o sezon kendi kendimize ‘Bu bizim sezonumuz. İyi oynuyoruz, iyi kadromuz var ve şampiyon olacağız’ demiştik. Ama Andrew sakatlandığından dolayı, takımın enerjisinin dağıldığını hissedebiliyordum. Şansımız bu halde azalmış gibi gözüküyordu.

O maçtan önce hiçbir yere çıkmadım. Odada oturdum ve maçı düşündüm. Sahada şaka yapmayacaktım. Aklımda tek bir şey vardı: “Kim sakat olursa olsun bu sezon o şampiyonluğu kazanacağız.” Ne olduğu umurumda bile değildi. Zihniyetim buydu.

Maçın sonuna doğru bir moladayken Phil (Jackson) bana doğru geldi ve ‘Bu serbest atışları sokmalısın. Böylece rekoru kırmış da olacaksın’ dedi. Ben de ona doğru baktım ve içimden ‘Ne diyor bu ya?’ dedim çünkü Madison Square Garden rekorundan haberim yoktu. Ama serbest atışları sokmam gerekiyorsa bunu yapacaktım. İki serbest atışı soktum ve kenara doğru gelirken herkes beni alkışlıyordu. Özel bir andı.”

7. Los Angeles Lakers – Phoenix Suns 2006 NBA Playoffları 4.Maç 

“Sağa doğru drippling yaptığımı ve savunmayı şaşırtmayı amaçladığımı hatırlıyorum. Kendime de biraz alan açıp floater’ı atmak istiyordum. Sonra da attım. Uzatmanın sonunda ise Luke Walton ve Steve Nash hava atışına çıkıyordu. Hava atışından önce ona doğru ‘Bu top bana gelse iyi olur’ der gibi baktım. Luke’un o hava atışını alması maçtaki en şaşırtıcı şeydi. Topu kontrol ettikten sonrası ise benim için çok kolaydı çünkü antrenmanda 1000 kez yaptığım şeyi yapacaktım. Savunmayı biraz kaydırıp rahat ettiğim yere gittim ve şutumu attım… ”

8. Portland Trail Blazers vs Los Angeles Lakers 2003 – 04 Normal Sezon Son Maçı

“Maçın sonlarında topu elime aldım. Ruben Patterson bana baskı kuruyordu. O an her şey benim bir boşluk bulmam ve çembere doğru iyi bir fırsat yakalamama bağlıydı. Bu fırsatı bulduğumda da yükselip sayıyı atacaktım zaten. Çünkü onun sıçramayacağını biliyordum.

Uzatma sonundaki durum ise çok daha karışıktı çünkü çok az süre kalmıştı. Theo Ratliff bir anda karşıma çıktı ve topumu bloklamak üzereydi. Tırnağının ucuna sürtmüş bile olabilirdi. Şutu attıktan hemen sonra eli parmaklarıma temas etti. Aslında bence şutun girmesine yardım bile etti. Eğer o üzerime doğru gelmeseydi muhtemelen daha düz bir şut atardım ama onun yüzünden daha bombeli bir şut atmak zorunda kaldım. Maçtan sonraki röportajımda ‘Takım arkadaşlarıma bana iyi bir perde yaparlarsa eve galibiyetle gideceğimizi söylemiştim’ dedim.”

9. Los Angeles Lakers vs Dallas Mavericks  2005 – 06 Normal Sezon Maçı

“O maç öncesi çok motivasyonum olmuştum. Del Harris rakipteydi  ve ben ona beni ilk yılımda çok oynatmamanın hesabını sormak için bir fırsat olarak görüyordum. Bu da benim için kesinlikle bir motivasyon kaynağıydı.
O zaman tam olarak ne olduğunu bilmiyordum, anlayamamıştım. Brian Shaw son çeyrekte bana doğru geldi ve üç çeyrekte 62 sayı atmışken oyuna girmek isteyip istemediğimi sordu. Skora baktım ve ona oyuna girmek istemediğimi, zaten maçı kazandığımızı ve bana buz torbaları getirmelerini söyledim. Bana “Sen deli misin? Tekrar oyuna girmelisin, 80 sayı bile atabilirsin” dedi. Ben de ona baktım ve “Biliyor musun? Başka zaman 80 atarım” dedim. O da oturdu ve bana “Sen delisin” dedi. ”

10. Sacramento Kings vs Los Angeles Lakers 2002 NBA Playoffları 

Kobe kariyerinin EN iyi 10 anının anlatımını şöyle bitiriyor: “Sacramento’yla olan mücadelemiz gerçekten çok karışıktı. Onların maça yaptıkları hızlı başlangıçları nasıl durduracağımıza dair bir fikrimiz yoktu. Maç öncesinde ‘Tamam, artık odaklanıyoruz. Hava atışından itibaren sert oynayıp doğru enerjiyle mücadele ediyoruz’ diyorduk ve sonrasında ne olduğunu anlamadan 15 sayı geri düşüyorduk. Çok patlayıcı bir takımdı, tutkuyla oynuyorlardı.  Oyunu çok hızlı oynuyorlardı ve kendimizi bir anda köşeye sıkışmış buluyorduk.

7.maçı onlar kaybetti, biz kazanmadık. Çok fazla serbest atış ve boş şut kaçırdılar. Şampiyon bir takımsanız rakibinizin bu zayıflıklarını değerlendirmelisiniz. İnanılmaz yorucu bir maçtı. Ama o zamanlar sadece 23 yaşındaydım ve maçtan sonra sadece 5 dakika yorgun olup sonra tekrar hazır oluyordum. ”

eurohoops.net

Tartışmaya katıl